Aslı Baş Davası’nda Kritik Gelişme: Cep Telefonu Mesajları İstanbul’da İncelenecek
2003 Türkiye Mankenler Kraliçesi Aslı Baş’ın şüpheli ölümüyle ilgili Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşma, Yargıtay’ın bozma kararının ardından ilk kez toplandı. Davanın en önemli gündem maddelerinden biri, Aslı Baş’ın cep telefonunda silindiği belirtilen mesajların geri getirilmesi ve incelenmesiydi. Bu kritik delilin ortaya çıkarılması için telefonun İstanbul’daki bir laboratuvara gönderildiği açıklandı.
Aslı Baş davası, 21 Temmuz 2010 tarihinde Bodrum’da iş insanı Ahmet Bayer’e ait bir villada meydana gelen trajik olayın ardından uzun yıllardır sürüyordu. Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin daha önceki beraat kararını bozması üzerine yeniden görülmeye başlanan davada, sanıklar ve merhum Aslı Baş’ın ailesi bir kez daha hakim karşısına çıktı.
Duruşmada Önemli Talepler ve Gergin Anlar
Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya Aslı Baş’ın babası Mehmet Yavuz Baş ve annesi Müesser Baş katılırken, sanıklardan Ahmet Bayer’in oğlu Hakan Sadi Bayer de salonda hazır bulundu. Diğer sanık Volkan Bayer ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı.
Aslı Baş ailesinin avukatı Fahri Safa Küpçü, daha önceki taleplerini yineleyerek cep telefonu verilerinin titizlikle incelenmesi gerektiğini vurguladı. Baba Mehmet Yavuz Baş, mahkemede adil bir yargılama talebinde bulunurken, anne Müesser Baş ise 15 yıldır süren mücadelelerinin kızlarının geri gelmeyeceğini ancak faillerin cezalandırılmasını istediklerini belirtti.
Duruşma sırasında, baba Mehmet Yavuz Baş’ın sanık Hakan Sadi Bayer’e yönelik, “Hiç mi vicdan yok, canımızı yaktın” şeklindeki sözleri üzerine kısa süreli bir gerginlik yaşandı. Mahkeme heyeti, sanıkların ve taraf avukatlarının beyanlarını dinledikten sonra ara kararını açıkladı.
Cep Telefonu İncelemesi ve Yeni Dava Tarihi
Mahkeme başkanı, Aslı Baş’ın cep telefonundaki silinen mesajların incelenmesi için cihazın İstanbul’a gönderildiğini ve bu incelemeden gelecek bilirkişi raporunun bekleneceğini bildirdi. Ayrıca, SEGBİS kayıtlarının incelenmesi ve diğer tanıkların dinlenmesi yönündeki talepler değerlendirildi. Mahkeme heyeti, eksikliklerin giderilmesi ve delillerin toplanması amacıyla Aslı Baş davasının bir sonraki duruşmasını 4 Haziran 2026 tarihine erteledi.
Baba Baş’tan Sert Tepki: “Böyle Bir Adalet Olmaz!”
Duruşma sonrası açıklama yapan baba Mehmet Yavuz Baş, yargı sistemindeki aksaklıklara ve delillerin karartıldığına dair iddialara sert tepki gösterdi. “Böyle bir adalet olamaz. Bu yargı sisteminde, davamızda türlü tiyatrolar, türlü oyunlar… Neden bu kadar sürüyor? Olay yerinde MOBESE kameraları sökülüyor, tekniker aranıyor… Bir sürü delil kaldırıyorlar. Eğer bu kadar delil kaldırılmışsa, adalet bunun neresinde? Bunlar neden serbest geziyorlar?” diyerek adaletsizliğe isyan etti.
Avukat Küpçü’den Detaylı Açıklama
Aslı Baş ailesinin avukatı Fahri Safa Küpçü de duruşma sonrası yaptığı açıklamada, Yargıtay’ın bozma ilamına uyulduğunu ancak eksik hususların bulunduğunu belirtti. Küpçü, “Olayın olduğu gün güvenlik şirketini arayan ve kamera kayıtlarıyla ilgili taleplerde bulunan tanığın ifadesinin alınması gerekiyor. İkinci olarak, Aslı Baş’ın telefonunda silinen mesajların ortaya çıkması için telefon İstanbul’a gönderildi. Bu incelemeler tamamlanmadan sağlıklı bir karar verilemez.” dedi.
Aslı Baş Kimdir? Dosyada Neler Yaşandı?
2003 Miss Model Of Turkey yarışması birincisi Aslı Baş, 21 Temmuz 2010’da Bodrum’da kaldığı villanın balkonundan düşerek hayatını kaybetmişti. Olayla ilgili iş insanı Ahmet Bayer ve oğulları Hakan Sadi ile Volkan Bayer hakkında “nitelikli kasten öldürmeye azmettirme” ve “nitelikli kasten öldürme” suçlarından dava açılmıştı. Uzun süren yargılama süreci ve sanıkların tahliyelerinin ardından, yerel mahkemenin verdiği beraat kararı Yargıtay tarafından eksik soruşturma gerekçesiyle bozulmuştu.
Yargıtay, bozma kararında olay gecesi Aslı Baş’ın Ahmet Derya Bayer’e gönderdiği mesajların detaylı incelenmemesi, olay sırasında evde bulunan tanıkların dinlenmemesi ve güvenlik kameralarına ilişkin iddiaların yetersiz incelenmesini gerekçe göstermişti. Bu nedenle dosya yeniden görülmek üzere yerel mahkemeye gönderilmişti.
